Kısaca
- MEB ders kitabı Atatürk Dönemi Türk dış politikasını ikiye ayırır: 1923-1930 arası öncelik Lozan'dan kalan sorunları çözmek, 1930-1938 arası öncelik yaklaşan II. Dünya Savaşı tehlikesine karşı tedbir almaktır.
- Musul, Milletler Cemiyeti'nin 16 Aralık 1925 tarihli kararının ardından 5 Haziran 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ile Irak'a bırakıldı.
- Türkiye, Yunanistan ile İspanya'nın önerisi üzerine Milletler Cemiyeti Genel Kurulu tarafından davet edildi ve 18 Temmuz 1932'de cemiyete üye oldu.
- Türkiye batı sınırlarını 9 Şubat 1934'te Atina'da imzalanan Balkan Antantı ile, doğu sınırlarını ise 8 Temmuz 1937'de Tahran'da imzalanan Sadabat Paktı ile güvenceye aldı.
- 20 Temmuz 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Lozan'da kurulan uluslararası Boğazlar Komisyonu'nu kaldırdı ve Boğazların savunması ile denetimini Türkiye'ye bıraktı.
Atatürk Dönemi Türk dış politikası hangi dönemlere ayrılır?
MEB ders kitabı Atatürk Dönemi Türk dış politikasını (1923-1938) iki ana bölüme ayırır. 1923-1930 arasındaki öncelikler Lozan Barış Konferansı'ndan kalan sorunları çözmeye yöneliktir. İkinci dönemde gündemi belirleyen şey, Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikalarının doğurduğu savaş tehlikesine karşı tedbir almaktır; Türkiye bu yıllarda bölgesel ittifaklara yöneldi ve 1932'de Milletler Cemiyeti'ne katıldı.
Dönemin temel ilkesi Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh!” düşüncesidir; ders kitabı bu ilkeyi benimseyen Türkiye'nin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast edilmesi durumunda savaştan kaçınmayacağını da belirtir.
| 1923-1930: Lozan'dan kalan sorunlar | 1930-1938: güvenlik arayışı |
|---|---|
| Nüfus mübadelesi | Milletler Cemiyeti'ne giriş (1932) |
| Patrikhane sorunu | Balkan Antantı (1934) |
| Yabancı okullar sorunu | Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) |
| Borçlar sorunu | Sadabat Paktı (1937) |
| Adana-Mersin demir yolu | Hatay sorunu |
MEB 12. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. ünite sonu tablosu.
Lozan'dan kalan Türk-Yunan sorunları hangileriydi, nasıl çözüldü?
Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türk-Yunan ilişkilerinde belirleyici olan iki sorun nüfus mübadelesi ve patrikhane meselesidir. Mübadelenin çerçevesini, Lozan Konferansı sürerken 30 Ocak 1923'te imzalanan on dokuz maddelik “Türk ve Rum Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol” çizmiştir: mübadele 1 Mayıs 1923'ten başlayarak zorunlu olacak, ancak İstanbul'da oturan Rumlar ile Batı Trakya'da oturan Müslümanlar kapsam dışında kalacaktı.
Anlaşmazlık “etabli” (yerleşik) kelimesinin yorumundan çıktı: Yunanistan İstanbul'da mümkün olduğu kadar çok Rum bırakmak, Batı Trakya Türklerini ise mübadeleye tabi tutmak istiyordu. Konu Milletler Cemiyeti'ne taşındı ve Uluslararası Daimî Adalet Divanı 21 Şubat 1925'te bir danışma görüşü verdi, ama tartışma bitmedi. Sorun ancak 10 Haziran 1930'da Ankara'da imzalanan antlaşmayla çözüldü: geliş tarihlerine ve doğum yerlerine bakılmaksızın İstanbul Rumlarının ve Batı Trakya Türklerinin tamamı “yerleşik” sayıldı.
Lozan Barış Antlaşması'nda Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin azınlık sayılan Rumların temsilcisi ya da koruyucusu olduğuna dair bir hüküm yer almamıştı; Yunanistan'ın 1925'te kuruma uluslararası nitelik kazandırma girişimi sonuçsuz kaldı. Mübadele sorununun çözülmesinden sonra Yunanistan Başbakanı Venizelos Türkiye'yi ziyaret etti ve 30 Ekim 1930'da Ankara'da Türk-Yunan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaşma ve Hakem Antlaşması imzalandı.
Musul sorunu nasıl ortaya çıktı ve nasıl sonuçlandı?
Musul sorunu, Lozan'dan sonra Türk-İngiliz ilişkilerini belirleyen temel meseledir. Kerkük ve Süleymaniye'yi de içine alan Musul vilayeti, petrolün bir enerji kaynağı haline gelmesiyle önem kazanmıştı ve İngiltere Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra ateşkes hükümlerine aykırı biçimde burayı işgal etmişti. Lozan'da Türkiye bölgenin Misak-ı Millî sınırları içinde kaldığını savundu ve halk oylaması (plebisit) önerdi; İngiltere buna yanaşmadı.
Lozan Barış Antlaşması'nın 3. maddesine göre Türkiye-Irak sınırı dokuz ay içinde Türkiye ile Büyük Britanya arasında belirlenecek, anlaşma sağlanamazsa konu Milletler Cemiyeti'ne götürülecekti. İkili görüşmeler 19 Mayıs 1924'te İstanbul'da Haliç Konferansı adıyla başladı ama sonuç vermedi. Türkiye cemiyete üye olmadığı için alınan kararlara etki edemiyordu; cemiyet 16 Aralık 1925'te Musul'un Irak'a bırakıldığını ilan etti.
Türkiye kararı tepkiyle karşıladı ve İngiltere ile ilişkiler gerildi; iç politikadaki gelişmeler nedeniyle karar kabul edilmek zorunda kalındı. 5 Haziran 1926'da Türkiye, İngiltere ve Irak arasında Ankara Antlaşması imzalandı: Musul, Kerkük ve Süleymaniye Irak'a bırakıldı, Hakkari Türkiye'de kaldı ve Türkiye-Irak sınırı çizildi. Antlaşma ayrıca Irak'ın Musul petrolünden elde edeceği gelirin yüzde onunu yirmi beş yıl süreyle Türkiye'ye vermesini öngördü.
Fransa ile hangi sorunlar yaşandı ve nasıl çözüldü?
Lozan'dan sonra Türkiye ile Fransa arasındaki ilk sorun Türkiye-Suriye sınırının tespitiydi. Sınırı çizecek karma komisyon ancak Eylül 1925'te kurulabildi; Fransa imzayı geciktirdi ve komisyonun kararı, Musul anlaşmazlığının çözümünden sonra 30 Mayıs 1926'da imzalandı.
İkinci sorun Osmanlı'dan kalan borçlardı. Lozan Antlaşması borçları, Osmanlı Devleti'nden ayrılan ya da toprak alan ülkeler arasında paylaştırmıştı; paylaştırmadan doğan anlaşmazlıklar yüzünden Türkiye ile alacaklılar arasındaki anlaşma ancak 13 Haziran 1928'de imzalanabildi. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı Türkiye'yi de etkileyince 22 Nisan 1933'te yeni bir anlaşma yapıldı ve ödemelerin Fransız frangı üzerinden yapılması kabul edildi.
Üçüncü sorun yabancı okullardı. 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün yerli ve yabancı okullar Millî Eğitim Bakanlığına (Maarif Vekâleti) bağlandı; yabancı okulların tümünde Türkçe, tarih ve coğrafya dersleri Türk öğretmenler tarafından ve Türkçe okutulacaktı. Türkiye konuyu iç mesele saydı ve Fransa'nın itirazlarına rağmen tutumundan ödün vermedi.
Dördüncü sorun ulaştırmadaydı: bir Fransız şirketince işletilen Adana-Mersin demir yolu Haziran 1929'da Türkiye tarafından satın alındı.
Türkiye Milletler Cemiyeti'ne nasıl ve ne zaman girdi?
Türkiye Milletler Cemiyeti'ne 18 Temmuz 1932'de üye oldu. Cemiyet, Paris Barış Konferansı'nda alınan karar doğrultusunda 10 Ocak 1920'de merkezi Cenevre olmak üzere kurulmuştu; ders kitabı cemiyetin kısa sürede büyük devletlerin çıkarlarını savunan bir örgüt haline geldiğini belirtir.
1930'lu yıllara gelindiğinde Türkiye Lozan'dan kalan sorunları barışçı yollarla büyük ölçüde çözmüş ve komşularıyla iyi ilişkiler kurmuştu. Türkiye 1931'de cemiyete girmeyi ilke olarak benimsedi ve 1932 başında katılma kararı aldı; ancak başvurarak değil, davet edilerek katılmak istiyordu.
İspanya'nın cemiyet temsilcisi 1 Temmuz 1932'de Genel Kurul'da Türkiye'nin üyeliğe davet edilmesine ilişkin karar tasarısını sundu; Yunanistan Dışişleri Bakanı tasarıyı destekledi. Tasarı 6 Temmuz 1932'de oy birliğiyle kabul edildi, TBMM 9 Temmuz 1932'de daveti kabul etme kararı aldı ve Türkiye 18 Temmuz 1932'de cemiyet üyesi oldu.
Balkan Antantı ve Sadabat Paktı neyi güvence altına aldı?
Balkan Antantı, Türkiye'nin batı sınırlarını güvenceye alan antlaşmadır. 1932'den itibaren İtalya ve Almanya'da ortaya çıkan totaliter rejimlerin yayılmacı politikaları Balkan devletlerini endişelendirdi; 1930'da etabli sorununun çözülmesi ve Venizelos'un ziyareti ise Türk-Yunan ilişkilerini düzeltmişti. Türkiye 1933'te Yunanistan ile Dostluk ve Samimi Anlaşma Paktı'nı, 17 Ekim 1933'te Romanya ile ve 27 Kasım 1933'te Yugoslavya ile Dostluk ve Saldırmazlık antlaşmalarını imzaladı; ardından bu dört devlet 9 Şubat 1934'te Atina'da Balkan Antantı'nı imzaladı. Üç madde ve bir ek protokolden oluşan antantla Balkan sınırları karşılıklı olarak güvence altına alındı.
Balkan ülkesi olmalarına rağmen Bulgaristan ve Arnavutluk antanta katılmadı. Ders kitabına göre Bulgaristan revizyonist bir politika izleyip komşularından toprak talep ediyordu; Arnavutluk ise İtalya'nın baskısı altındaydı.
Sadabat Paktı ise doğu sınırlarını güvenceye aldı. İtalya'nın 1935'te Habeşistan'ı işgal etmesi ve doğu ülkelerini hedef alan yayılmacı siyaseti üzerine Türkiye öncülüğünde İran, Irak ve Afganistan bir araya geldi. Pakt 8 Temmuz 1937'de İran'ın başkenti Tahran'daki Sadabat Sarayı'nda imzalandı; üye ülkeler birbirlerinin iç işlerine karışmamayı ve ortak sınırlara saygı göstermeyi kabul ettiler. Türkiye ile Hatay meselesi, Irak ile toprak sorunu bulunan Suriye pakta katılmadı.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan'a göre neyi değiştirdi?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Lozan'da kurulan uluslararası Boğazlar Komisyonu'nu kaldırarak Boğazların savunmasını ve geçiş rejiminin denetimini Türkiye'ye bıraktı. Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazlar'da serbest geçiş esası kabul edilmiş (md. 23), Lozan'da imzalanan ayrı bir sözleşme (“Boğazların Tâbi Olacağı Usule Dair Mukavelename”) ile Boğazların her iki yakası askerden arındırılmış ve geçişleri denetlemek için bir Türk üyenin başkanlığında uluslararası bir komisyon kurulmuştu.
Türkiye, Boğazların askerden arındırılmış olmasının güvenliğini zayıflattığını 1933'teki Londra Silahsızlanma Konferansı'ndan itibaren dile getirdi. İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi ve Almanya'nın Ren bölgesini askerîleştirmesi üzerine Türkiye, 1923 Boğazlar Sözleşmesi'ni imzalayan devletlere Nisan 1936'da bir nota vererek statünün değiştirilmesini istedi ve konferans 22 Haziran 1936'da İsviçre'nin Montrö şehrinde toplandı.
Yeni sözleşme 20 Temmuz 1936'da imzalandı. Resmî Gazete'de yayımlanan metne göre sözleşme, 24 Temmuz 1923'te Lozan'da imzalanan “Boğazların Tâbi Olacağı Usule Dair Mukavelename”nin yerine geçmek üzere hazırlanmış ve 31 Temmuz 1936 tarihli 3056 sayılı kanunla, buna bağlı bir protokol ve dört lahika ile birlikte onaylanmıştır. Yirmi dokuz maddelik sözleşme ticaret gemilerine barış zamanında tam geçiş serbestliği tanır, savaş gemilerinin geçişine ise sınırlamalar getirir. Sözleşme 9 Kasım 1936'da yürürlüğe girdi; konferansa katılmayan İtalya 2 Mayıs 1938'de katıldı.
Hatay meselesi hangi aşamalardan geçti?
Hatay meselesinin hukuki dayanağı, TBMM Hükûmeti ile Fransa arasında 20 Ekim 1921'de imzalanan ve Türkiye-Suriye sınırını çizen Ankara Antlaşması'dır; antlaşmada Hatay (İskenderun) sancağında Fransa denetiminde özel bir yönetim kurulması kabul edilmişti.
Mesele 1936'da Fransa'nın, mandası altındaki Suriye'ye bağımsızlık verme kararı almasıyla başladı; varılan antlaşmayla İskenderun ve Antakya Suriye'ye bırakıldı. Türkiye Milletler Cemiyeti'ne başvurarak Hatay'ın kaderine Hataylıların karar vermesini istedi. Cemiyetin kurduğu komisyon, Hatay halkının çoğunluğunun Türk olduğu ve Suriye'ye bağlanamayacağı sonucuna vardı; cemiyet bağımsız Hatay Devleti için bir anayasa hazırlattı (29 Mayıs 1937).
3 Temmuz 1938'de Fransa ile yapılan anlaşma sonucu Türk ordusu Hatay'a girdi. Seçimlerin ardından toplanan Hatay Millet Meclisi 2 Eylül 1938'de Hatay Cumhuriyeti'ni ilan etti; cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, başbakan Abdurrahman Melek oldu. Hatay'ın Türkiye'ye katılması 1939'da gerçekleşmiş, 7 Temmuz 1939'da çıkarılan kanunla merkezi Antakya olan Hatay vilayeti kurulmuştur.
Akılda tutma kodlamaları
Uzun listeleri sınavda hatırlamak için baş harflerden kurulmuş ezber kısayolları.
- 32-34-36-37
- 1930-1938 döneminin dört dönüm noktası sırayla: 1932 Milletler Cemiyeti'ne giriş (18 Temmuz), 1934 Balkan Antantı (9 Şubat), 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz), 1937 Sadabat Paktı (8 Temmuz).
- BAtı BAlkan, DOğu SaDabat
- BAtı sınırı BAlkan Antantı ile (1934, Yunanistan-Romanya-Yugoslavya), DOğu sınırı SaDabat Paktı ile (1937, İran-Irak-Afganistan) güvenceye alındı. Ders kitabı iki paktı tam bu sırayla anlatır.
- HA-CE-AN
- Musul'un üç durağı sırayla: HAliç Konferansı (19 Mayıs 1924, ikili görüşmeler), CEmiyet kararı (16 Aralık 1925, Milletler Cemiyeti Musul'u Irak'a bıraktı), ANkara Antlaşması (5 Haziran 1926, sınırın kesinleşmesi).
- SBOD
- Fransa ile yaşanan dört sorun: Sınır (Türkiye-Suriye sınırı, 30 Mayıs 1926), Borçlar (13 Haziran 1928 anlaşması), Okullar (yabancı okullar ve Tevhid-i Tedrisat), Demir yolu (Adana-Mersin hattının 1929'da satın alınması). Beşincisi 1936'da açılan Hatay dosyasıdır.
Sınav ipuçları
- 1921 Ankara Antlaşması Fransa ile (Türkiye-Suriye sınırı), 1926 Ankara Antlaşması İngiltere ve Irak ile (Musul), 1930 Ankara Antlaşması ise Yunanistan iledir (etabli). Soruda hangi tarafın anıldığına dikkat et.
- Mübadele sözleşmesi 30 Ocak 1923'te, yani Lozan Barış Antlaşması'ndan (24 Temmuz 1923) önce, konferans sürerken imzalandı. “Lozan'da kararlaştırıldı” ifadesi bu ayrımı gizler.
- Musul, Lozan'da Irak'a bırakılmadı; Lozan sınır konusunu dokuz aylık ikili görüşmeye, sonuç çıkmazsa Milletler Cemiyeti'ne bıraktı. Bırakma kararı 1925, antlaşma 1926'dır.
- Balkan Antantı'nın dört üyesi Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya'dır; Bulgaristan ve Arnavutluk Balkan ülkesi olmalarına rağmen katılmamıştır.
- Sadabat Paktı'nın dört üyesi Türkiye, İran, Irak ve Afganistan'dır; Suriye üye değildir. Pakt Tahran'da imzalanmıştır, adını imza yeri olan Sadabat Sarayı'ndan alır.
- Montrö ile kaldırılan şey Boğazlar Komisyonu'dur; geçiş serbestliği ilkesi kaldırılmamış, Lozan'daki gibi korunarak yeni kurallara bağlanmıştır.
- Türkiye Milletler Cemiyeti'ne başvurarak değil, Genel Kurul'un daveti üzerine girmiştir; daveti getiren karar tasarısını İspanya sunmuş, Yunanistan desteklemiştir.
- Hatay'da 2 Eylül 1938'de kurulan yapının adı kaynağa göre değişir: MEB ders kitabı “Hatay Cumhuriyeti” der; Atatürk Ansiklopedisi ile 7 Temmuz 1939 tarihli 3711 sayılı kanun “Hatay Devleti” der. İkisi de aynı yapıyı anlatır.
- Sadabat Paktı'nın günü MEB materyalinin kendi içinde oynar: anlatımda 8 Temmuz 1937, kronoloji şeridinde 9 Temmuz yazar. Atatürk Ansiklopedisi 8 Temmuz 1937'yi verir; sınavda sorulan yıl 1937'dir.
Test: Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
Şıkka dokun; doğru cevap ve açıklaması açılır. Sorular kolaydan zora.
-
1/15 KOLAY
Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne hangi tarihte üye olmuştur?
Doğru cevap18 Temmuz 1932
Türkiye, Milletler Cemiyeti Genel Kurulu'nun daveti üzerine 18 Temmuz 1932'de cemiyete üye olmuştur. 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması'nın imza tarihi, 9 Şubat 1934 Balkan Antantı'nın, 20 Temmuz 1936 ise Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imza tarihidir.
-
2/15 KOLAY
Türkiye, 9 Şubat 1934'te Atina'da imzalanan Balkan Antantı'nı aşağıdaki devletlerden hangileriyle birlikte imzalamıştır?
Doğru cevapYunanistan, Romanya ve Yugoslavya
Balkan Antantı'nı Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya imzalamıştır. İran, Irak ve Afganistan 1937 Sadabat Paktı'nın tarafıdır. Bulgaristan revizyonist politikası, Arnavutluk ise İtalya'nın baskısı altında bulunduğu için Balkan ülkesi olmalarına rağmen antanta katılmamıştır.
-
3/15 KOLAY
Montrö Boğazlar Sözleşmesi hangi yıl imzalanmıştır?
Doğru cevap1936
Konferans 22 Haziran 1936'da İsviçre'nin Montrö şehrinde toplanmış, sözleşme 20 Temmuz 1936'da imzalanmıştır. 1932 Milletler Cemiyeti'ne giriş, 1934 Balkan Antantı, 1938 ise Hatay Cumhuriyeti'nin kurulduğu yıldır.
-
4/15 KOLAY
Sadabat Paktı hangi şehirde imzalanmıştır?
Doğru cevapTahran
Sadabat Paktı 8 Temmuz 1937'de İran'ın başkenti Tahran'daki Sadabat Sarayı'nda imzalanmıştır; pakt adını da bu saraydan alır. Atina Balkan Antantı'nın, Cenevre Milletler Cemiyeti'nin merkezi, Montrö ise 1936 Boğazlar Konferansı'nın toplandığı şehirdir.
-
5/15 KOLAY
Musul, Kerkük ve Süleymaniye'nin Irak'a bırakılması ve Türkiye-Irak sınırının çizilmesi hangi antlaşmayla kesinleşmiştir?
Doğru cevap5 Haziran 1926 tarihli Ankara Antlaşması
Milletler Cemiyeti'nin 16 Aralık 1925'te Musul'u Irak'a bırakan kararından sonra, 5 Haziran 1926'da Türkiye, İngiltere ve Irak arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul, Kerkük ve Süleymaniye Irak'a bırakıldı ve Hakkari Türkiye'de kaldı. 1921 Ankara Antlaşması Fransa ile imzalanmış ve Türkiye-Suriye sınırını belirlemiştir; Lozan bu konuyu ileriye bırakmış, Montrö ise Boğazlarla ilgilidir.
-
6/15 ORTA
Lozan Barış Antlaşması, Musul'dan kaynaklanan Türkiye-Irak sınırı meselesini nasıl bir çözüme bağlamıştır?
Doğru cevapDokuz ay içinde Türkiye ile Büyük Britanya arasında görüşülmesine, anlaşma sağlanamazsa konunun Milletler Cemiyeti'ne götürülmesine karar vermiştir.
Lozan Barış Antlaşması'nın 3. maddesine göre Türkiye-Irak sınırı dokuz ay içinde Türkiye ile Büyük Britanya arasında dostça belirlenecek, anlaşma sağlanamazsa konu Milletler Cemiyeti'ne götürülecekti. İkili görüşmeler 19 Mayıs 1924'te Haliç Konferansı adıyla başladı ama sonuç vermedi. Türkiye halk oylaması önermiş, fakat bu öneri kabul edilmemiştir; Adalet Divanı'na havale edilen bir sınır tespiti de söz konusu değildir.
-
7/15 ORTA
İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin, geliş tarihleri ve doğum yerlerine bakılmaksızın tamamının “yerleşik” (etabli) sayılması hangi belgeyle sağlanmıştır?
Doğru cevap10 Haziran 1930'da Ankara'da imzalanan antlaşma
Etabli tartışması, 10 Haziran 1930'da Ankara'da imzalanan antlaşmayla sona erdi: yerleşme tarihlerine bakılmaksızın İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin tamamı yerleşik sayıldı. 1926 Atina İtilafnamesi mülkiyet haklarını düzenlemiş, Adalet Divanı'nın 1925 tarihli görüşü tartışmayı bitirememiş, 30 Ekim 1930 tarihli dostluk antlaşması ise etabli sorunu çözüldükten sonra imzalanmıştır.
-
8/15 ORTA
Türkiye'deki yabancı okulların tümünde Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından ve Türkçe okutulması esası hangi düzenlemeye dayandırılmıştır?
Doğru cevapTevhid-i Tedrisat Kanunu
3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün yerli ve yabancı okullar Millî Eğitim Bakanlığına (Maarif Vekâleti) bağlanmış, yabancı okullarda Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenlerce Türkçe okutulması esası benimsenmiştir. Takrir-i Sükûn bir iç güvenlik kanunu, Maarif-i Umumiye Nizamnamesi 1869 tarihli Osmanlı düzenlemesi, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ise anayasadır.
-
9/15 ORTA
Osmanlı Devleti'nden kalan borçların ne kadar süre içinde ve hangi ülkenin parasıyla ödeneceği ilk kez hangi yıl imzalanan anlaşmayla belirlenmiştir?
Doğru cevap1928
Lozan Antlaşması borçları eski Osmanlı toprakları arasında paylaştırmış, ancak paylaştırmadan doğan anlaşmazlıklar yüzünden Türkiye ile alacaklılar arasındaki anlaşma ancak 13 Haziran 1928'de imzalanabilmiştir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ardından 22 Nisan 1933'te ödeme planını değiştiren ikinci bir anlaşma yapılmıştır; asıl düzenleme 1928 tarihlidir.
-
10/15 ORTA
2 Eylül 1938'de ilan edilen Hatay Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı kimdir?
Doğru cevapTayfur Sökmen
Hatay Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, başbakanı ise Abdurrahman Melek'tir. Tevfik Rüştü Aras dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı, Fethi Okyar ise 1924 Haliç Konferansı'nda Türkiye'yi temsil eden devlet adamıdır.
-
11/15 ORTA
Balkan ülkesi olmalarına rağmen Balkan Antantı'na katılmayan iki devlet aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?
Doğru cevapBulgaristan ve Arnavutluk
Ders kitabına göre Bulgaristan revizyonist bir politika izleyip komşularından toprak talep ettiği için, Arnavutluk ise İtalya'nın baskısı altında bulunduğu için antanta katılmamıştır. Romanya, Yugoslavya ve Yunanistan ise Türkiye ile birlikte antantın dört imzacısı arasındadır.
-
12/15 ZOR
MEB ders kitabının Atatürk Dönemi dış politikasını dönemlere ayıran tablosuna göre, aşağıdakilerden hangisi 1923-1930 arası dönemin sorunlarından biri değildir?
Doğru cevapMontrö Boğazlar Sözleşmesi
Ders kitabının tablosu 1923-1930 dönemine nüfus mübadelesi, patrikhane sorunu, yabancı okullar sorunu, borçlar sorunu ve Adana-Mersin demir yolunu; 1930-1938 dönemine ise Milletler Cemiyeti'ne giriş, Balkan Antantı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Sadabat Paktı ve Hatay sorununu yerleştirir. Montrö 1936 tarihlidir ve ikinci dönemin konusudur.
-
13/15 ZOR
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin, Lozan'da kurulan Boğazlar rejimine göre getirdiği temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevapUluslararası Boğazlar Komisyonu kaldırılmış, Boğazların savunması ve denetimi Türkiye'ye bırakılmıştır.
Lozan'da Boğazların her iki yakası askerden arındırılmış ve geçişleri denetlemek üzere bir Türk üyenin başkanlığında uluslararası bir komisyon kurulmuştu. Montrö ile bu komisyon kaldırıldı, komisyonun yetkileri Türk hükûmetine geçti ve Boğazların savunması Türkiye'ye bırakıldı. Ticaret gemilerinin geçiş serbestliği yasaklanmamış, aksine barış zamanı için tam serbestlik tanınmıştır; askerden arındırma ise Montrö'nün getirdiği değil, kaldırdığı hükümdür.
-
14/15 ZOR
Türkiye'nin 1932'de Milletler Cemiyeti'ne üye oluş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevapİspanya'nın sunduğu ve Yunanistan'ın desteklediği karar tasarısıyla Genel Kurul tarafından davet edilmiştir.
Türkiye cemiyete başvurarak değil, davet edilerek katılmak istemiştir. İspanya'nın cemiyet temsilcisi 1 Temmuz 1932'de Genel Kurul'a Türkiye'nin davet edilmesine ilişkin karar tasarısını sunmuş, Yunanistan Dışişleri Bakanı tasarıyı desteklemiştir; tasarı oy birliğiyle kabul edilmiş ve Türkiye 18 Temmuz 1932'de üye olmuştur. Balkan Antantı 1934 tarihlidir, yani üyelikten sonradır.
-
15/15 ZOR
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi kronolojik olarak doğru sıralanmıştır?
Doğru cevapBalkan Antantı - Montrö Boğazlar Sözleşmesi - Sadabat Paktı - Hatay Cumhuriyeti'nin ilanı
Doğru sıra şöyledir: Balkan Antantı 9 Şubat 1934, Montrö Boğazlar Sözleşmesi 20 Temmuz 1936, Sadabat Paktı 8 Temmuz 1937, Hatay Cumhuriyeti'nin ilanı 2 Eylül 1938. Diğer sıralamalar Montrö ile Balkan Antantı'nın ya da Montrö ile Sadabat Paktı'nın yerini değiştirdiği için yanlıştır.
Kaynakça
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 142, Atatürk Dönemi Türk dış politikası ve Türkiye-Yunanistan ilişkileri)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 143, etabli sorunu, patrikhane meselesi, Venizelos'un ziyareti)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 144, Musul sorunu ve Haliç Konferansı)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 145, 1926 Ankara Antlaşması ve Türkiye-Fransa ilişkileri)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 146, borçlar, yabancı okullar, Adana-Mersin demir yolu, Hatay'ın statüsü)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 147, Milletler Cemiyeti'ne giriş ve Balkan Antantı)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 148, Montrö Boğazlar Sözleşmesi)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 149, Sadabat Paktı ve Hatay sorununun başlangıcı)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 150, Hatay Cumhuriyeti ve Türk ordusunun Hatay'a girişi)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 152, kronoloji şeridi: Balkan Antantı 1934, Montrö 1936)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 153, kronoloji şeridi: Sadabat Paktı 1937)
- MEB OGM Materyal, 12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, 4. Ünite (s. 158, 1923-1930 ve 1930-1938 dönemlerini karşılaştıran ünite sonu tablosu)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Musul Meselesi” (Zekeriya Türkmen)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Ankara Antlaşması” (5 Haziran 1926, İhsan Şerif Kaymaz)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Mübadele ve Mübadiller” (Bilâl N. Şimşir)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Etabli Meselesi” (İbrahim Erdal)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Atatürk Dönemi Türkiye-Yunanistan İlişkileri (1923-1938)”
- Atatürk Ansiklopedisi, “Atatürk Döneminde Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi”
- Atatürk Ansiklopedisi, “Atatürk Döneminde Yabancı Okullar” (Sezen Kılıç)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti ve Türkiye)”
- Atatürk Ansiklopedisi, “Balkan Antantı” (Osman Metin Öztürk)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937)” (Temuçin Faik Ertan)
- Atatürk Ansiklopedisi, “Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi (22 Haziran-20 Temmuz 1936)”
- Atatürk Ansiklopedisi, “Hatay Sorunu ve Çözümü” (Yusuf Sarınay)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Montrö Boğazlar Sözleşmesi” (İsmail Soysal)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Lozan Antlaşması”
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Düyûn-ı Umûmiyye”
- Resmî Gazete, 5 Ağustos 1936, sayı 3374: 3056 sayılı onay kanunu ve Montrö Boğazlar Mukavelenamesi'nin resmî metni
Bu sayfadaki bilgiler 23 Eylül 2026 tarihinde kaynaklarıyla tek tek doğrulandı (nasıl doğruluyoruz). Hata görürsen info@bilq.app adresine yaz.