KPSS · VATANDAŞLIK

Hukukun Temel Kavramları: KPSS Konu Anlatımı ve Test

Bu sayfada KPSS Vatandaşlık testinin giriş konusu olan temel hukuk bilgisi, madde numaralarıyla anlatılıyor: toplumsal düzen kurallarının ayrımı, hukukun kaynakları, 2017 değişikliklerinden sonraki normlar hiyerarşisi, kamu hukuku–özel hukuk ayrımı, kişi ve ehliyet kavramları, hak türleri ve yaptırımlar. Kanun metinleri Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (2709) ile Türk Medeni Kanunu'nun (4721) yürürlükteki hâlinden alındı; doktrin tanımlarında kaynakların ortak noktası esas alındı. Sonunda kodlamalar, sınav ipuçları ve kolaydan zora 15 soruluk bir test var.

Kısaca

Hukuk kuralını diğer toplumsal düzen kurallarından ne ayırır?

Hukuk kuralını ayıran şey, ona uyulmasının devlet gücüyle sağlanmasıdır: hukukun yaptırımı maddîdir, diğer toplumsal düzen kurallarının yaptırımı ise manevîdir. Toplum düzenini sağlayan kurallar din kuralları, ahlak kuralları, görgü kuralları ve hukuk kurallarıdır; her birinin kendine özgü bir yaptırımı vardır.

Din kurallarına aykırı davranışın karşılığı günahkâr olma gibi manevî sonuçlardır. Ahlak kuralları bir toplumda iyilik ve kötülük hakkında oluşan değer yargılarına dayanır; kişinin kendisine karşı ödevlerini düzenleyenlere sübjektif (kişisel) ahlak, başkalarına karşı davranışlarını düzenleyenlere objektif (sosyal) ahlak denir; yaptırımı toplum tarafından ayıplanma ve kınanmadır. Görgü kuralları selamlaşma, sofra adabı gibi nezaket kurallarıdır; yaptırımı yine ayıplanma, kınanma ve kişinin “görgüsüz” sayılmasıyla oluşan sosyal baskıdır. Bu üç grupta kişi kurala uymaya zorlanamaz.

Hukuk kuralları ise toplum içindeki tutum ve davranışları düzenleyen ve uyulması devlet zoruyla sağlanan kurallardır; satılan malın teslim edilmemesi hâlinde alacaklı mahkemeye başvurabilir, borç devlet organları eliyle zorla tahsil edilebilir. Hukuk kurallarının ve hukuk kurumlarının oluşturduğu düzene hukuk düzeni denir.

KuralDüzenlediği alanYaptırımı
Din kurallarıKişinin inancıyla ve diğer kişilerle ilişkileriManevî (uhrevî)
Ahlak kurallarıİyi–kötü değer yargısına göre davranışlarManevî (ayıplanma, kınanma)
Görgü kurallarıNezaket, günlük davranış biçimleriManevî (ayıplanma, kınanma, sosyal baskı)
Hukuk kurallarıKişilerin birbirleriyle ve devletle ilişkileriMaddî, devlet gücüyle uygulanır

Hukukun kaynakları: asli kaynaklar ve yardımcı kaynaklar

Hukukun kaynakları, bağlayıcı olup olmamalarına göre asli (asıl) kaynaklar ve yardımcı (tali) kaynaklar olmak üzere ayrılır; bazı ders kitapları yardımcı kaynakları ayrı bir kol saymak yerine “esas kaynaklar”ın üçüncü kolu olarak gösterir. Ayrım hangi biçimde yapılırsa yapılsın belirleyici ölçüt aynıdır: asli kaynaklar bağlayıcıdır, yardımcı kaynaklar değildir. Asli kaynaklar da yazılı kaynaklar ve yazısız kaynak (örf ve âdet hukuku) olmak üzere ikiye ayrılır. Yazılı hukuk kurallarının tamamına mevzuat denir.

Bu kaynakların uygulanma sırasını Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi belirler: “Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.” Yani sıra kesindir: kanun, örf ve âdet hukuku, hâkimin yarattığı kural.

Bir geleneğin örf ve âdet hukuku kuralına dönüşmesi için uzun süre uygulanması (süreklilik), ona uyulmasının zorunlu olduğu yolunda toplumda genel bir inancın doğmuş olması ve yaptırımla desteklenmesi gerekir. Yardımcı kaynaklar ise doktrin (öğreti) ve mahkeme kararlarıdır (içtihat); bunların ayırt edici özelliği bağlayıcı olmamaları, yalnızca yol göstermeleridir. Buna karşılık yüksek mahkemelerin içtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır ve Resmî Gazete'de yayımlanır.

Normlar hiyerarşisi 2017'den sonra nasıl işliyor?

Normlar hiyerarşisinin tepesinde Anayasa vardır; alttaki norm üsttekine aykırı olamaz. Anayasa'nın 11. maddesi bunu açıkça söyler: “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.”

Kanun koyma, değiştirme ve kaldırma yetkisi TBMM'ye aittir (md. 87) ve kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir (md. 88). Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir; ancak Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerindeki temel haklar ile dördüncü bölümdeki siyasi haklar, münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konular ve kanunda açıkça düzenlenen konular kararnameyle düzenlenemez. Kararname ile kanun farklı hüküm taşıyorsa kanun uygulanır; TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa kararname hükümsüz hâle gelir (md. 104). Yönetmelikleri Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarındaki kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarır (md. 124).

Milletlerarası andlaşmaların onaylanması kural olarak TBMM'nin bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. Md. 90'a göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmalar kanun hükmündedir ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz; temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalarla kanunlar aynı konuda farklı hüküm içerirse andlaşma esas alınır. Anayasa Mahkemesi kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğünün Anayasaya uygunluğunu denetler (md. 148); yönetmelik gibi idarî düzenlemeler ise idarî yargıya tabidir (md. 125).

NormKim çıkarırAnayasadaki dayanakSınırı
AnayasaTBMM (değişiklik: üye tam sayısının 3/5'i)md. 11, md. 175Bütün organları bağlayan temel hukuk kuralı
KanunTBMMmd. 87–88Anayasaya aykırı olamaz
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiCumhurbaşkanımd. 104Kanunla çatışırsa kanun uygulanır
YönetmelikCumhurbaşkanı, bakanlıklar, kamu tüzel kişilerimd. 124Kanuna ve kararnameye aykırı olamaz

Kamu hukuku ile özel hukuk nasıl ayrılır?

Ayrımın temelinde ilişkinin taraflarının konumu vardır: devlet veya kamu tüzel kişileri egemenlik yetkisini kullanıyorsa ilişki kamu hukuku ilişkisidir; taraflar eşit statüdeyse özel hukuk ilişkisidir. Öğretide bu ayrım için menfaat, egemenlik, irade özgürlüğü ve eşitlik ölçütleri ileri sürülmüştür; hangisinin esas alınacağı tartışmalıdır.

Özel hukukta ilişkiler eşitlik ve irade özgürlüğü ilkelerine göre düzenlenir; bir kişi diğerine emredemez. Medeni hukuk özel hukukun en geniş dalıdır; Türk Medeni Kanunu kişiler, aile, miras ve eşya hukuku olmak üzere dört kitaptan oluşur, borç ilişkileri ise ayrı bir kanunla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile düzenlenmiştir.

Kamu hukuku ise devletin egemenliğin sahibi olarak ülkesinde yaşayan kişiler ve diğer devletlerle ilişkilerini düzenler; burada taraflar eşit değildir, devlet üstün konumdadır. Fikir hukuku ve iş hukuku gibi bazı dallar hem kamu hem özel hukukun özelliklerini taşıdığı için karma hukuk başlığı altında incelenebilir.

Kişi kimdir: gerçek kişi ve tüzel kişi

Hukukta kişi, haklara ve borçlara sahip olabilen varlıktır; kişiler gerçek kişiler ve tüzel kişiler olmak üzere ikiye ayrılır. Gerçek kişiler insanlardır. Türk Medeni Kanunu md. 28'e göre “kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer”; ayrıca çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. Bu yüzden kişiliğin kazanılması tam doğum ve sağ doğum koşullarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.

Tüzel kişiler ise md. 47'ye göre “başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları”dır; amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan topluluklar tüzel kişilik kazanamaz. Tüzel kişiler cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir (md. 48).

Tüzel kişilerin iradesi organları aracılığıyla açıklanır. Md. 49'a göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanır; organlar bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (md. 50). Tüzel kişiler özel hukuk tüzel kişileri (dernek, vakıf, ticaret ortaklıkları) ve kamu hukuku tüzel kişileri olarak ikiye ayrılır.

Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti arasındaki fark

Hak ehliyeti haklara ve borçlara sahip olabilmeyi, fiil ehliyeti ise kişinin kendi fiilleriyle hak edinip borç altına girebilmesini ifade eder. Md. 8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar haklara ve borçlara ehil olmada eşittir; hak ehliyeti bu yüzden pasif bir ehliyettir. Fiil ehliyeti ise kişinin davranışına sonuç bağlandığı için aktif bir ehliyettir ve herkese eşit verilmemiştir.

Md. 10 fiil ehliyetinin üç koşulunu sayar: ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamak. Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar, evlenme de kişiyi ergin kılar (md. 11); ayrıca onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (md. 12). Ayırt etme gücü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da benzeri sebeplerle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmamaktır (md. 13).

Md. 14'e göre ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmaz (md. 15). Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar ise yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; ancak karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekmez ve bu kişiler haksız fiillerinden sorumludur (md. 16). Öğretide gerçek kişiler fiil ehliyeti bakımından dört gruba ayrılır.

GrupAyırt etme gücüErgin / kısıtlı durumuSonuç
Tam ehliyetlilerVarErgin ve kısıtlı değilHer türlü hakkı kazanıp borç altına girebilir; haksız fiil ehliyeti vardır
Sınırlı ehliyetlilerVarErgin ve kısıtlı değil, ehliyeti sınırlanmışKanunda sayılan işlemler için onay gerekir, diğerlerini kendi yapar
Sınırlı ehliyetsizlerVarErgin değil ya da kısıtlıYasal temsilcinin rızası olmadan borç altına giremez, haksız fiilinden sorumludur
Tam ehliyetsizlerYok—Fiilleri hukukî sonuç doğurmaz; onlar adına yasal temsilci işlem yapar

Hak türleri ve hakkı doğuran olaylar

Haklar önce kamu hakları ve özel haklar diye ayrılır; özel haklar ise niteliklerine göre mutlak ve nispî haklar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilir ve herkes tarafından ihlal edilebilir; mülkiyet hakkı, fikrî haklar ve kişilik hakları örnektir. Nispî haklar yalnız belli bir kişiye ya da kişilere karşı ileri sürülebilir; en tipik örneği alacak hakkıdır.

Konuları yönünden ise haklar malvarlığı hakları ve kişi varlığı (kişilik) hakları diye ayrılır. Malvarlığı hakları parayla ölçülebilen haklardır: aynî haklar, alacak hakları, fikrî haklar. Kişilik hakları parayla ölçülemez ve devredilemez; kişinin adı, şerefi, sağlığı, vücut bütünlüğü bu kapsamdadır. Amaçlarına göre yapılan ayrımda ise tek taraflı irade beyanıyla hukukî durumu değiştiren haklara yenilik doğuran haklar denir ve bunlar kurucu, değiştirici, bozucu olmak üzere üçe ayrılır.

Hakların doğması, değişmesi ve sona ermesi hukukî olay, hukukî fiil ve hukukî işlem kavramlarıyla açıklanır. Hukuk düzeninin kendisine sonuç bağladığı olaylara hukukî olay (doğum, ölüm), bunların insan iradesinden doğanlarına hukukî fiil, hukukî sonuç doğurmak amacıyla yapılan irade açıklamasına ise hukukî işlem denir. Hakların kazanılması aslen ya da devren olur ve kazanmada iyiniyet kuralı geçerlidir: TMK md. 3'e göre kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; md. 2'ye göre ise bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Yaptırım türleri: ceza, cebrî icra, tazminat, geçersizlik, iptal

Hukuk kurallarına uyulmaması hâlinde uygulanan zorlayıcı devlet gücüne yaptırım denir ve başlıca türleri ceza, cebrî icra, tazminat, geçersizlik (hükümsüzlük) ve iptaldir. Ceza, emir ve yasaklara aykırı davrananların karşılaştığı tepkidir; hapis cezası ve adlî para cezası başlıca türleridir, disiplin cezaları da belirli statüdeki kişilere uygulanır.

Cebrî icra, borcunu kendi rızasıyla yerine getirmeyen borçlunun devletin yetkili organları (mahkemeler ve icra daireleri) aracılığıyla borcunu zorla yerine getirmesidir. Tazminat, hukuka aykırı bir fiille başkasına verilen zararın giderilmesidir; zarar malvarlığında doğmuşsa maddî, kişi varlığında doğmuşsa manevî zarardır ve buna göre maddî veya manevî tazminat istenir.

Geçersizlik, hukukî işlemin sonuç doğurmaması hâlidir. Yokluk, işlemin kurucu unsurlarından birinin bulunmaması nedeniyle işlemin hiç doğmamış sayılmasıdır; resmî evlendirme memuru önünde yapılmayan evlenme yok hükmündedir. Butlan (mutlak butlan), işlemin yapıldığı andan itibaren hiçbir hüküm ve sonuç doğurmamasıdır. İptal ise geçerli olarak yapılmış bir işlemin kanunda sayılan sebeplerden birine dayanılarak ortadan kaldırılmasıdır; idarî işlemin iptali ile hata, hile veya tehditle sakatlanmış işlemin iptali örnektir.

Akılda tutma kodlamaları

Uzun listeleri sınavda hatırlamak için baş harflerden kurulmuş ezber kısayolları.

A–K–C–Y merdiveni
Anayasa (kanunlar Anayasaya aykırı olamaz, md. 11) → Kanun (koyma yetkisi TBMM'de, md. 87) → Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (kanunla farklı hüküm taşırsa kanun uygulanır, md. 104) → Yönetmelik (kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamaz, md. 124).
Fiil ehliyeti: E-A-K
E = Ergin olmak (md. 11: onsekiz yaşın doldurulması ya da evlenme), A = Ayırt etme gücüne sahip olmak (md. 13), K = Kısıtlı olmamak. Üçü birlikte md. 10'daki fiil ehliyeti koşullarıdır.
Yaptırımın beşlisi: CE-CE-TA-GE-İP
CEza, CEbrî icra, TAzminat, GEçersizlik (hükümsüzlük), İPtal.
Mutlak = herkese, Nispî = belirli kişiye
Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilir (mülkiyet hakkı, fikrî haklar, kişilik hakları); nispî haklar yalnız belli bir kişiye ya da kişilere karşı ileri sürülebilir (alacak hakkı).
Medeni Kanun'un dört kitabı: KAME
K = Kişiler hukuku (birinci kitap), A = Aile hukuku (ikinci kitap), M = Miras hukuku (üçüncü kitap), E = Eşya hukuku (dördüncü kitap).

Sınav ipuçları

Sınavda nasıl soruluyor?

Test: Hukukun Temel Kavramları

Şıkka dokun; doğru cevap ve açıklaması açılır. Sorular kolaydan zora.

0/15 doğru
  1. 1/15 KOLAY

    Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

    Doğru cevapİhlalleri hâlinde devlet gücüyle uygulanan maddî bir yaptırım taşımaları

    Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevîdir: günahkâr sayılma, ayıplanma, kınanma. Hukuk kurallarının yaptırımı ise maddîdir ve devlet zoruyla uygulanır; bu yüzden kişiler kendilerini bu kurallara uymak zorunda hisseder. Hukuk kurallarının tamamı yazılı değildir, örf ve âdet hukuku yazısız bir asli kaynaktır; toplumun tamamınca benimsenmek de hukuk kuralı olmanın şartı değildir; hukuk kuralları toplumun ihtiyaçlarına göre değişen dinamik kurallardır.

  2. 2/15 KOLAY

    Türk hukukunda normlar hiyerarşisinin en üstünde aşağıdakilerden hangisi yer alır?

    Doğru cevapAnayasa

    Anayasa md. 11'e göre Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır ve kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. Kanun Anayasanın altındadır; Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kanunla çatıştığında kanun uygulanır (md. 104); yönetmelik ise kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamaz (md. 124).

  3. 3/15 KOLAY

    Türk Medeni Kanunu'na göre erginlik kural olarak kaç yaşın doldurulmasıyla başlar?

    Doğru cevapOn sekiz

    Md. 11'in birinci fıkrası açıktır: “Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.” Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre evlenme de kişiyi ergin kılar. On beş, md. 12'deki mahkeme kararıyla ergin kılınmanın alt sınırıdır; on yedi md. 124'teki olağan evlenme yaşı, on altı ise hâkimin olağanüstü durumlarda izin verebileceği evlenme yaşıdır; bunların hiçbiri erginliğin genel yaş sınırı değildir.

  4. 4/15 KOLAY

    Aşağıdakilerden hangisi hukukun yardımcı (tali) kaynaklarından biridir?

    Doğru cevapDoktrin (öğreti)

    Uyulması zorunlu olmayan kaynaklara yardımcı kaynak denir; bunlar doktrin (öğreti) ve mahkeme kararlarıdır (içtihat). Doktrin hukuk bilginlerinin görüşleridir ve hâkimleri bağlamaz. Anayasa, kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ise hukukun yazılı asli kaynaklarıdır ve bağlayıcıdır.

  5. 5/15 KOLAY

    Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesine göre kişilik ne zaman başlar?

    Doğru cevapÇocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda

    Md. 28: “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” Aynı maddenin ikinci fıkrası çocuğun hak ehliyetini sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde edeceğini söyler; yani ana rahmine düşme tek başına kişilik kazandırmaz, sağ doğuma bağlı bir korumadır. Nüfus siciline kayıt doğumun ispat aracıdır, kişiliğin başlangıcı değildir; on sekiz yaş ise erginlikle, yani fiil ehliyetiyle ilgilidir.

  6. 6/15 ORTA

    Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre, önüne gelen uyuşmazlıkta uygulanabilir bir kanun hükmü bulamayan hâkim ne yapar?

    Doğru cevapÖnce örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı koyacağı kurala göre karar verir

    Md. 1'in ikinci fıkrası sırayı kesin olarak belirler: “Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.” Bu nedenle örf ve âdet hukuku atlanamaz; hâkim hukuk yaratmaya ancak o da yoksa geçer. Hâkim, kural bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddedemez ve uyuşmazlığı yasama organına gönderemez.

  7. 7/15 ORTA

    1982 Anayasası'nın 124. maddesine göre yönetmeliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    Doğru cevapKanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamaz

    Md. 124: Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilir. Yönetmelik çıkarma yetkisi TBMM'de değil idaredir; aynı maddeye göre hangi yönetmeliklerin Resmî Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir, yani hepsinin yayımı zorunlu değildir; Anayasa Mahkemesi md. 148'e göre kanunları, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini ve TBMM İçtüzüğünü denetler, yönetmelikleri değil.

  8. 8/15 ORTA

    Anayasa'ya göre bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bir kanun aynı konuda farklı hükümler içeriyorsa ne olur?

    Doğru cevapKanun hükümleri uygulanır

    Md. 104: “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır.” Aynı fıkra, TBMM'nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda kararnamenin hükümsüz hâle geleceğini ve kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkarılamayacağını da söyler. Bu nedenle çözüm tarih sırasına ya da bir mahkeme kararına bırakılmış değildir; kural doğrudan Anayasa'da yer alır.

  9. 9/15 ORTA

    Bir alacak hakkının niteliği bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    Doğru cevapYalnız belli bir kişiye ya da kişilere karşı ileri sürülebilen nispî bir haktır

    Nispî haklar yalnız belli bir kişiye ya da kişilere karşı ileri sürülebilen haklardır ve bunların en tipik örneği alacak hakkıdır; alacaklı yalnız borçludan borcun konusunu isteyebilir. Mutlak haklar ise herkese karşı ileri sürülebilir; mülkiyet hakkı ve fikrî haklar bu gruptadır. Aynî haklar maddî mallar (eşya) üzerindeki mutlak haklardır. Kişilik hakları parayla ölçülemeyen kişi varlığı haklarıdır; alacak hakkı ise parayla ölçülebilen bir malvarlığı hakkıdır.

  10. 10/15 ORTA

    Aşağıdakilerden hangisi özel hukukun dallarından biri değildir?

    Doğru cevapCeza hukuku

    Özel hukuk kendi içinde medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku ve devletler özel hukuku olarak ayrılır; bu dallarda taraflar eşit statüdedir. Ceza hukuku ise suç sayılan fiilleri ve bunlara uygulanacak cezaları düzenleyen bir kamu hukuku dalıdır: devlet cezalandırma yetkisini egemenlik gücüne dayanarak kullanır, taraflar eşit değildir.

  11. 11/15 ORTA

    Türk Medeni Kanunu'na göre tüzel kişiler fiil ehliyetini ne zaman kazanır?

    Doğru cevapKanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla

    Md. 49: “Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.” Md. 50'ye göre tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır. Gerçek kişiler için aranan ergin olma, ayırt etme gücü ve kısıtlı olmama koşulları tüzel kişiler bakımından geçerli değildir; bu yüzden erginlik yaşına ya da kurucuların durumuna bağlı seçenekler yanlıştır.

  12. 12/15 ZOR

    Ayırt etme gücüne sahip, ergin olmayan bir kişi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    Doğru cevapHaksız fiillerinden sorumlu tutulamaz

    Md. 16'nın ikinci fıkrası açıktır: “Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.” Bu nedenle son seçenek yanlıştır. Aynı maddenin birinci fıkrasına göre bu kişiler yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; ancak karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza aranmaz. Fiili hukukî sonuç doğurmayan kişi, md. 15 uyarınca ayırt etme gücü bulunmayan kimsedir.

  13. 13/15 ZOR

    Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi erginliğin kazanılma yollarından biri değildir?

    Doğru cevapAskerlik hizmetinin tamamlanması

    Md. 11 erginliğin onsekiz yaşın doldurulmasıyla başladığını ve evlenmenin kişiyi ergin kıldığını söyler; md. 12 ise onbeş yaşını dolduran küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabileceğini düzenler. Kanunda erginliğin üçüncü bir yolu olarak askerlik hizmetinin tamamlanması yer almaz; bu nedenle doğru cevap son seçenektir.

  14. 14/15 ZOR

    1982 Anayasası'nın 148. maddesine göre Anayasa Mahkemesi aşağıdakilerden hangisinin Anayasaya uygunluğunu denetlemez?

    Doğru cevapYönetmelikler

    Md. 148'in birinci cümlesi denetlenecek normları sayar: kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM İçtüzüğü; Anayasa değişiklikleri ise yalnızca şekil bakımından incelenir. Yönetmelikler bu sayımın dışındadır; yönetmelik bir idarî düzenleyici işlem olduğundan denetimi idarî yargıya aittir ve md. 125 idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu belirtir.

  15. 15/15 ZOR

    Bir hukukî işlemin kurucu unsurlarından biri hiç bulunmuyorsa (örneğin evlenmenin resmî evlendirme memuru önünde yapılmamış olması) söz konusu olan yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

    Doğru cevapYokluk

    Yokluk, yapılmak istenen bir hukukî işlemin kurucu unsurlarını taşımaması nedeniyle hukuk düzenince yok sayılmasıdır; resmî evlendirme memuru önünde yapılmayan evlenme yok hükmündedir. Tazminat hukuka aykırı bir fiille verilen zararın giderilmesidir; cebrî icra borcunu rızasıyla yerine getirmeyen borçluya karşı devlet organları eliyle uygulanır; adlî para cezası ise ceza hukukuna ait bir yaptırım türüdür. Bunların hiçbiri kurucu unsur eksikliğinin sonucu değildir.

Binlerce soruyla oynamak için BilQ'yu indir

Kaynakça

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Kanun No. 2709), Mevzuat Bilgi Sistemi
  2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (güncel metin), Anayasa Mahkemesi
  3. Türk Medeni Kanunu (Kanun No. 4721), Mevzuat Bilgi Sistemi
  4. Türk Borçlar Kanunu (Kanun No. 6098), Mevzuat Bilgi Sistemi
  5. MEB, Adalet – Temel Hukuk Kuralları (Ankara, 2018)
  6. MEB, Adalet – Toplumsal Düzen modülü (Ankara, 2011)
  7. Pelin Taşkın, Temel Hukuk – Kişiler Hukuku ders sunumu, Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri
  8. Pelin Taşkın, Temel Hukuk – Hak, hukukî olay, fiil ve işlem ders sunumu, Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri
  9. Pelin Taşkın, Temel Hukuk – Hukukun Dallara Ayrılması ders sunumu, Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri
  10. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Toplumsal düzen kuralları
  11. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Hukuk kurallarının amaçları ve yaptırım
  12. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Hukuk kolları ayrımı
  13. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Hak kavramı ve tasnifleri
  14. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Kişi kavramı ve ehliyetler
  15. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Hukukun kaynakları
  16. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, ADA107 Hukuk Başlangıcı – Kanunların yorumlanması ve hâkimin hukuk yaratması
  17. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, Tüzel kişiler ders notu

Bu sayfadaki bilgiler 23 Eylül 2026 tarihinde kaynaklarıyla tek tek doğrulandı (nasıl doğruluyoruz). Hata görürsen info@bilq.app adresine yaz.