Tuz Gölü Neden Küçülüyor?
Haritada Türkiye'nin en büyük ikinci gölü. Ama bazı ağustoslarda içinde neredeyse hiç su kalmıyor.
Strabon bir ayrıntı daha ekledi: suya kanat değdiren kuşların kanatlarında tuz katılaşıyor, kuşlar uçamayıp düşüyor ve kolayca yakalanıyordu. Bu göl bugün de yerinde duruyor. Biz ona Tuz Gölü diyoruz.

Tuz Gölü, Ankara'nın yaklaşık 150 kilometre güneyinde; Ankara, Konya ve Aksaray'ın sınırlarında uzanıyor. Suyla dolu olduğu dönemlerde yaklaşık 1600 kilometrekareyi kaplıyor ve Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin en büyük ikinci gölü sayılıyor.
Ama Tuz Gölü, bir göl için şaşırtıcı derecede sığdır. Çoğu yerde derinliği yarım metreyi geçmez; en derin yerlerinde bile bir buçuk metre kadardır. Yazın sığ kısımlar tamamen kurur ve geride, yer yer otuz santimetreye varan bir tuz kabuğu bırakır.
Suyu da sıradan değildir. Tuzluluğu yüzde 32 civarındadır; yani deniz suyundan kat kat tuzludur. Bu tuzun büyük kısmı, sofralarımızdaki tuzla aynı maddedir: sodyum klorür.

Peki bu kadar tuz nereden geldi? Cevap, gölün bulunduğu çukurda. Tuz Gölü, Orta Anadolu'nun en büyük çöküntü havzasında yer alır. Yer kabuğunu çeken faylar bu geniş çukuru oluşturdu; gölün doğusu boyunca bugün de Tuz Gölü Fay Zonu uzanır.
Bu çukurun önemli bir özelliği var: hiçbir çıkışı yok. Göle giren su bir nehirle denize akıp gidemez. Tek çıkış yolu buharlaşmaktır. Su buhar olup göğe yükselir, içindeki tuz ise geride kalır. Bu döngü binlerce yıl tekrarlandıkça tuz birikti.
Bu hikâyenin video hâli — YouTube kanalımızda.
Tuzun bir kısmı da çevredeki kayalardan gelir. Gölün etrafında alçıtaşı ve tuz katmanları içeren çok eski kayaçlar var. Bu katmanlar gölün tuzlanmasında önemli rol oynar; göl tabanındaki tuzlu kaynaklar da göle tuz taşır.

Göl her zaman bu kadar sığ da değildi. Havzanın kenarlarında, bugünkü kıyının yukarısında eski kıyı izleri var. Bu izlerden alınan bir kabuğun 20.000 yıldan daha eski olduğu anlaşıldı. Yani son buzul çağının en soğuk döneminde burada çok daha yüksek ve geniş bir göl vardı.
Tuzun bir kısmı da çevredeki kayalardan gelir.
Bugünkü göl iki yoldan beslenir. Birincisi gözle görülen yol: dereler ve bahar yağmurları. İkincisi görünmez yol: Toros Dağları'ndan gelen yeraltı suyu, Konya Ovası'nın altından yol alır ve gölün kıyısında kaynak olarak yeryüzüne çıkar.
Bu tuzlu göl, yüzyıllardır bir hazine. Kıyısındaki Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuzlalarında göl suyu havuzlara alınır, güneşte buharlaştırılır ve tuz hasat edilir. Türkiye'nin sofrasındaki tuzun önemli bir kısmı buradan çıkar.

Göl yalnız insanlar için değil, kuşlar için de bir hazine. Gölün içindeki adacıklar, Türkiye'nin en büyük flamingo kuluçka alanıdır. Flamingolar burada binlerce yuvalık koloniler kurar ve yetmişli yıllardan beri burada düzenli olarak ürer.
Yavrular yumurtadan gri renkte çıkar. Yürüyebilecek hâle gelince, başlarında nöbetçi yetişkinlerle birlikte gölün batısına, tatlı suyun göle döküldüğü yere yürürler. Kuş bilimciler bu alana kreş der. Yavruların hayatta kalması o tatlı suya bağlıdır.
Bu zenginlik yüzünden göl ve çevresi 2000'de Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildi. Bölgede 85 kuş türü yaşar ve 38 endemik bitki türü yetişir; yani dünyada yalnız Türkiye'de doğal olarak bulunan bitkiler.

Peki göl ne zaman küçülmeye başladı? Bilim insanları cevabı uydu görüntülerinde aradı. 1985'ten itibaren her ağustosun uydu fotoğrafı tek tek incelendi. 1988 ağustosunda gölün yüzde 93'ü suyla kaplıydı.
2000'e kadar, 1992 ve 1994 dışında, her ağustos gölün en az beşte biri suydu. 2000'den sonra tablo değişti. 2001'den 2016'ya kadar, 2015 dışındaki hiçbir ağustosta su, gölün beşte birine bile ulaşmadı.
1988'de neredeyse tamamı suyla kaplı olan göl, 2008 ağustosunda tamamen kurudu. 2016'da yine kurudu. 2021'de ise sonbahara gelindiğinde göl tamamen çekilmişti. Uydudan bakınca mavi bir göl yerine bembeyaz bir tuz levha görünüyordu.

İlk akla gelen sebep kuraklık. Gerçekten de kurak yıllarda göl daha çok kuruyor. Ama araştırmacılar önemli bir şey fark etti: 2000'den sonra göl ile kuraklık arasındaki bağ çok sıkılaştı. Kurak yıllar artık gölü eskisinden çok daha belirgin biçimde kurutuyordu. Araştırmacılara göre bunun arkasında artan sıcaklıklar, sıklaşan kuraklıklar ve bir etken daha vardı.
Gerçekten de kurak yıllarda göl daha çok kuruyor.
O etken, gölü besleyen görünmez nehirdeydi. Konya Ovası Türkiye'nin tahıl ambarlarından biri ve tarlaları sulamak için yerin altından su çekiliyor. Ovada on binlerce ruhsatsız kuyu olduğu tahmin ediliyor. Göle gitmesi gereken yeraltı suyunun bir kısmı, daha yoldayken pompalarla yukarı çekiliyor.
Bölgedeki bir doğa derneğinin yöneticisine göre pek çok çiftçi, mısır, şeker pancarı ve yonca gibi kazançlı ama çok su isteyen ürünlere yöneldi. Yağmur az yağdığında kuyulara daha da çok yükleniliyor. Böylece göl, en kurak anda en az suyu alıyor.

Bunun izi ölçümlerde de görülüyor. Konya havzasında 19 kuyuyu inceleyen bir çalışmaya göre yeraltı suyu seviyesi her yıl ortalama kırk santimetreye yakın düştü; bazı kuyularda düşüş çok daha hızlıydı. Yeraltı suyu azaldıkça Karapınar çevresinde düzinelerce obruk ortaya çıktı.
Görünen derelerin de payı var. Gölün en önemli yüzey suyu kaynağı Melendiz Çayı'ydı. 1962'de Mamasın Barajı bu çayı tuttu. Barajdan sonra kalan su, göle varmadan bataklıklarda kayboluyor. Bazı derelerin suyu da sulama için başka yöne çevrildi.
Sonra 2021 yazı geldi. Kuraklığın ortasında flamingo kreşine akan tatlı su da kesildi. Çevre Bakanlığı ertesi yıl yaptığı açıklamada, kreşe kanalla ulaşan temiz suyun tarımsal sulama için kesildiğini belirtti. Temmuz ayında kreş alanında su kalmadı.

Resmî açıklamaya göre yaklaşık 1001 doğa derneğine göre ise yaklaşık 5.000 yavru flamingo öldü. Tarım Bakanı ilk incelemelere dayanarak zehirlenmeyi dışladı, ölümleri susuzluğa bağladı ve kuyularla ya da tarımsal sulamayla bir ilgisi olmadığını söyledi. Bilimsel çalışmalar ise gölün genel küçülmesinde yeraltı suyu çekimini önemli bir etken olarak gösteriyor.
Ertesi yıl bir çözüm denendi. 2022'de açılan kuyulardan, güneş enerjisiyle çalışan pompalar ve yaklaşık dört kilometrelik bir boru hattıyla, su sıkıntısı olan dönemlerde kreş alanına su verilebiliyor. 2026'da ise kış ve bahar yağışları iyi geçti; kreşe su takviyesine gerek kalmadı ve 12.800 yavru yumurtadan çıktı. Bu, son beş yılın en yüksek sayısı.
Ama boru, yalnızca yavruların toplandığı küçük bir alanı besleyebilir. Dolu olduğunda 1600 kilometrekareyi kaplayan bir gölü borudan doldurmak mümkün değil. Gölün kaderi, onu besleyen havzanın suyunda yazılı: Toroslardan yola çıkan suyun ne kadarının yolda kaldığında.

Kuraklık ve yeraltı suyu çekimi üst üste biniyor. Yağmur az yağdığında tarlalar için daha çok su çekiliyor; daha çok su çekildikçe göle daha az su ulaşıyor. Sıcaklıklar arttıkça buharlaşma da hızlanıyor. Araştırmacılar gölün bir daha 1980 sekizdeki kadar suyla kaplanmasını beklemiyor.
Sıcaklıklar arttıkça buharlaşma da hızlanıyor.
Strabon'un 2000 yıl önce anlattığı göl hâlâ orada. Hâlâ tuz veriyor, hâlâ flamingo yavrularını büyütüyor. Ama artık çoğu yaz suyu çekiliyor. Tuz Gölü bir gecede kaybolmuyor; ona varması gereken su, damla damla yolda kalıyor.
Videodaki soru
Tuz Gölü neden küçülüyor?
Kaynaklar
- Strabon, Geographika 12.5.4 (Loeb/LacusCurtius); Strabon Amaseia doğumlu; Loeb: 'rings made of rope' → ipten
- Strabon 12.5.4
- NASA EO 'Disappearing Lake Tuz' (2021); TVK; TÜBİTAK Bilim ve Teknik 2004 (1.600 km²); BT-2004: haritalar 2.600 km² eski alanı gösterir, gerçek alan 1.600
- TVK ('0,5 m'yi geçmez', 'tuz 30 cm'ye kadar'); Bilim ve Teknik 2004 (en derin ~1,5 m); Kılıç vd. 2001 (5-30 cm, MTA 1982)
- TVK %32,4; Kılıç vd. 2001 (NaCl baskın)
- Özsayın vd. 2013, Turkish J. Earth Sci. 22(5); TVK 'tektonik kökenli'
- NASA EO ('no outlet'); Kılıç vd. 2001 (kapalı havza)
- Kılıç vd. 2001 (Oligosen jips/tuz formasyonları; İnandık 1955, Koday 1999); Bilim ve Teknik 2004
- Özsayın vd. 2013: stromatolit kabuğu 21.800 ± 400 yıl, Son Buzul Maksimumu (kalibre edilmemiş radyokarbon yaşı → 'yirmi bin yıldan eski')
- NASA EO (yeraltı suyu Kuzey Toroslar → Konya Ovası/Obruk Platosu altı → kıyı kaynakları)
- Kılıç vd. 2001; Bilim ve Teknik 2004; Küre (tuzlalar); pay %40-70 arası → oran verilmedi
- TVK (5.000-6.000 yuvalık koloniler); Bilim ve Teknik 2004 (1970'lerden beri)
- Bilim ve Teknik 2004 (kreş, gri yavru); NASA EO (batıdaki kalıcı su)
- Bakanlar Kurulu kararı 14.09.2000/2000-1381, RG 02.11.2000; TVK (85 kuş, 38 endemik bitki)
- Aydın, Erlat, Türkeş 2020, Reg. Environ. Change 20:68; NASA EO
- Aydın vd. 2020: 1985-2000 (1992, 1994 hariç) >%20 su; 2001-2016 (2015 hariç) <%20
- Aydın vd. 2020 (2008, 2016 tamamen kuru); NASA EO 9 Ağu 2021 Landsat 8; AP 28 Eki 2021 (ekimde tamamen çekildi)
- Aydın vd. 2020: tuz örtüsü-kuraklık korelasyonu r=-0,46 (2000 öncesi) → -0,88 (sonrası); yazarlar: yeraltı suyu çekimi, sıcaklık, kuraklık
- NASA EO (yeraltı suyu aşırı kullanımı); AP 2021; kaçak kuyu tahminleri 26.000-120.000 → 'on binlerce'
- AP 2021 (Doğa Derneği, Fahri Tunç); NASA EO (kuraklıkta yeraltı suyuna daha çok yüklenme)
- Earth Sciences Research Journal 2022 (19 kuyu, ~0,39 m/yıl); AP 2021 (Karapınar obrukları)
- Bilim ve Teknik 2004 (Mamasın 1962); TBMM önergesi 2019 (Aksaray bataklıkları); NASA EO (dereler sulamaya çevrildi)
- Cumhuriyet 14 Tem 2021; ÇŞB 26 Tem 2022 açıklaması (kanal suyunun sulamaya kesilmesi)
- Pakdemirli 14 Tem 2021 (~1.000); AP 2021, Doğa Derneği (~5.000); Aydın vd. 2020/2022
- ÇŞB 26 Tem 2022; bianet/Habertürk (2022 kuyu, 4 km boru, güneş pompası); Bakan Kurum Tem 2026: yağışlar sayesinde takviyeye gerek kalmadı, 12.800 yavru
- Sentez
- Aydın vd. 2020; NASA EO ('not expected to reach 1988's water extent')
Görseller
- Çizimler BilQ'nun kendi çizimleridir; yapay zekâ görseli kullanılmamıştır.